Hobiler kişisel veri midir?
İzmir’de yaşıyorum. 25 yaşındayım. Normalde “normal” kelimesini kullanmayı pek sevmem çünkü kim belirliyor normalin ne olduğunu ama neyse, şimdilik idare edelim. Arkadaş ortamında sürekli espri patlatan, kahve içerken bile “bu latte’nin psikolojik bir geçmişi var mı acaba” diye düşünen, ama gece yatağa yatınca gün içinde söylediği tek bir cümleyi 47 farklı açıdan analiz eden bir insanım.
Ve son günlerde kafama takılan çok basit gibi görünen ama bir o kadar da dolambaçlı bir soru var:
Hobiler kişisel veri midir?
Bunu ilk kez düşünmem, Alsancak’ta bir kafede oldu. Yan masada iki kişi konuşuyordu.
— “Abi sistem senin hobilerini bile kaydediyor artık.”
— “Benim hobim ne ki?”
— “İşte… Netflix izlemek, uyumak falan.”
Tam o anda ben içimden şunu dedim: “Uyumak hobi mi, yoksa hayatta kalma refleksi mi?”
Sonra konu kafamın içinde büyüdü. Büyüdü de büyüdü. Artık sadece kahve içmiyordum, aynı zamanda kişisel veri işliyordum sanki.
Mahalle kahvesinde başlayan tartışma
Geçen gün Bornova’da arkadaşlarla oturuyoruz. Masada klasik kadro: biri sürekli “ben gizlilik uzmanıyım” diye gezen ama şifresini 2012’den beri değiştirmemiş, biri her uygulamaya “kabul et” basan ama GDPR deyince ciddileşen, bir de ben… ortada.
Konuyu açtım:
— “Hobiler kişisel veri midir sizce?”
Bir saniyelik sessizlik oldu. Sonra biri patladı:
— “Kardeşim benim hobim ne? Yatmak. Onu da mı veri yapacaklar?”
İç sesim devreye girdi: Evet, muhtemelen yaptı bile.
Çünkü aslında mesele çok daha derin. Hobi dediğimiz şey, sadece “boş zaman aktivitesi” değil. Aynı zamanda bizi anlatan küçük ipuçları zinciri. Mesela biri sürekli fotoğraf çekiyorsa, sadece “fotoğraf çekiyor” demiyoruz; “muhtemelen anı biriktirmeyi seviyor, estetik algısı yüksek, ya da Instagram’da görünürlük derdi var” diye düşünüyoruz.
İşte burada iş ciddileşiyor.
Hobiler neden veri sayılıyor?
Kendime dürüst olayım: Ben de bir dönem “benim hobim yok” diye dolanıyordum. Sonra fark ettim ki bu bile bir veri.
Çünkü hiçbir şey yapmamak bile bir desen oluşturuyor. Sistemler açısından bakarsak, boşluk bile konuşuyor.
Bir düşün:
Kitap okuyan biri
Oyun oynayan biri
Balık tutan biri
Sürekli Reels izleyen biri
Bunların hepsi sadece “aktivite” değil. Aynı zamanda bir profil.
Ve profil dediğin şey, modern dünyada altın değerinde.
İç sesim yine araya giriyor:
“Sen sadece hobi diye bakıyorsun ama algoritma bunu karakter analizi diye okuyor olabilir.”
Bir anda midem hafif burkuluyor.
Kişisel veri tanımı neden bu kadar geniş?
Bunu ilk duyduğumda “kişisel veri” deyince sadece ad, soyad, T.C. falan sanıyordum. Ama işin içine girince durum değişiyor.
Mesela İzmir’de bir yaz akşamı sahilde yürüyüş yapmayı seviyorsan bu bile bir veri olabilir. Çünkü:
Ne zaman dışarı çıkıyorsun?
Hangi saatlerde aktifsin?
Hangi bölgeleri tercih ediyorsun?
Ve en önemlisi: ne tür bir yaşam tarzın var?
Arkadaşım Mert geçen gün dedi ki:
— “Abi ben sadece FIFA oynuyorum, bunda ne var?”
Ben de dedim ki:
— “Sen aslında sadece FIFA oynamıyorsun, sabır seviyeni, rekabetçi ruhunu ve muhtemelen sinir krizlerini de ortaya koyuyorsun.”
Güldü ama sonra düşündü. Belli.
İzmir sokaklarında veri olmak
İzmir’de yaşamanın garip bir yanı var. Her şey çok rahat ama aynı zamanda her şey gözlemleniyor gibi.
Kordon’da yürüyorsun mesela. Elinde dondurma.
Bir yandan “hayat güzel ya” diyorsun, diğer yandan telefonun sana “benzer içerikler” öneriyor: sahil yürüyüşü videoları, yazlık playlist’ler, hatta “en iyi dondurma noktaları”.
Ben buna artık “dijital İzmir rehberi değil, dijital psikolojik analiz” diyorum.
Çünkü sistem senin sadece nerede olduğuna bakmıyor. Ne yaptığını, neyi sevdiğini ve neyi tekrar ettiğini de izliyor.
Ve burada tekrar o soru:
Hobiler kişisel veri midir?
Cevap, düşündüğümden daha rahatsız edici: Evet, büyük ölçüde evet.
Ama mesele sadece “veri mi değil mi” değil. Asıl mesele şu: Bu veri senin hakkında ne anlatıyor?
Hobiler, dijital dünyada iz bırakma şeklimiz
Bir gün telefonda fark ettim: Spotify bana “haftalık keşif listesi” hazırlamış.
İçinde ne var?
Gece 2’de dinlediğim melankolik şarkılar
Sabah motivasyon denemelerim (pek başarılı değil)
Bir de “kendine gel” modunda açtığım garip remixler
Telefon resmen demiş ki:
“Bu kişi duygusal olarak dalgalı ama toparlanmaya çalışıyor.”
Ve bu bilgi nereden geliyor? Hobilerimden ve dinleme alışkanlıklarımdan.
Yani hobiler, sadece “boş zaman eğlencesi” değil. Dijital dünyada karakter dosyası gibi çalışıyor.
Uygulamalar ve algoritmaların bakış açısı
Bunu bir arkadaşım çok net özetledi:
— “Sen uygulama için kullanıcı değilsin, alışkanlık paketisin.”
İlk başta güldüm ama sonra düşündüm. Gerçekten öyle olabilir mi?
Çünkü:
Oyun oynuyorsun → strateji ve rekabet verisi
Video izliyorsun → ilgi alanı haritası
Müzik dinliyorsun → ruh hali analizi
Spor yapıyorsun → yaşam tarzı profili
Bunların hepsi bir araya gelince ortaya sen çıkıyorsun. Ama “sen” dediğimiz şey, dijital bir versiyon.
Arkadaş muhabbetlerinde veri kazaları
Geçenlerde arkadaş grubunda biri yeni aldığı fotoğraf makinesini anlattı.
— “Abi ben artık fotoğrafçıyım.”
Herkes saygı duruşunda.
Ben dayanamadım:
— “Yani artık algoritma seni ‘görsel içerik üreticisi potansiyeli’ olarak mı sınıflandıracak?”
Masada kahkaha koptu ama bir yandan da herkes telefonuna baktı.
Çünkü hepimiz biliyoruz: O telefonlar bizi bizden daha iyi tanıyor olabilir.
Hobiler ve mahremiyetin ince çizgisi
İşin en düşündürücü kısmı burada başlıyor.
Hobiler masum gibi görünür. Ama bir araya geldiklerinde:
Kim olduğun
Ne sevdiğin
Ne zaman aktif olduğun
Hangi ruh halinde olduğun
gibi bilgileri ortaya çıkarabilir.
Ve bu bilgiler birleşince ortaya bir profil çıkar.
Ben bazen düşünüyorum: Eğer biri sadece benim hobilerime baksa, hakkımda ne düşünürdü?
Muhtemelen:
“Gece geç saatlerde müzik dinleyip, gündüz kahve içip hayatı sorgulayan biri.”
Haksız sayılmaz.
Ama bu bile aslında bir veri seti.
Kendimle dalga geçme anı
Geçen gün evde otururken düşündüm:
“Benim hobim ne?”
Cevap vermeye çalıştım:
Film izlemek (ama yarıda bırakmak)
Kitap okumak (aynı sayfayı 3 kez okumak)
Düşünmek (fazla)
Sonra iç sesim dedi ki:
“Senin hobin overthinking olabilir.”
Güldüm. Ama sonra düşündüm. Çok düşündüm.
Belki de modern çağda en yaygın hobi bu.
Hobiler kişisel veri midir? sorusunun hayatın içine sızması
Bu soru artık sadece hukuk ya da teknoloji sorusu değil. Günlük hayatın içinde bir gölge gibi.
Market alışverişinden, izlediğin videoya kadar her şey bir iz bırakıyor.
Ama en ilginç kısmı şu:
Biz bu izleri bırakırken çoğu zaman farkında bile değiliz.
Sahilde yürürken biri sana baksa sadece “yürüyor” der. Ama dijital dünyada bu:
“Deniz kenarında vakit geçirmeyi seven, muhtemelen sakin yaşam tarzına sahip bir birey” olarak kaydedilebilir.
Ve bu biraz tuhaf.
Son bir iç ses
Bazen kendime şunu söylüyorum:
“Belki de problem hobilerimizin veri olması değil. Bizim her şeyi veri gibi yaşamaya başlamamız.”
Sonra kahvemi alıp İzmir akşamına bakıyorum. İnsanlar yürüyor, konuşuyor, gülüyor.
Ve bir anlığına şunu unutuyorum:
Her şey analiz edilebilir olsa bile, her şeyin anlamı analizden ibaret değil.
“Hobiler kişisel veri midir” ile ilgili bu kapsamlı rehberi tamamladık. Kardesgezitekneleri olarak daha fazlası için buradayız!