Kusmayı Ne Durdurur? Bir Gece, Bir Umut
Kayseri’nin soğuk kış akşamlarında, eve dönüş yolunda, içimde biriken hisleri yazmak için ellerim titriyordu. Hava soğuk ve karanlık, ama içimdeki boşluk öylesine derindi ki, sanki kar taneleri bile bu boşluğu dolduracak güce sahip değildi. Bugün, beni bir kez daha hayal kırıklığına uğratan bir şey oldu. Ama biraz da iyi şeyler vardı. Şimdi, size bir şeyi anlatmak istiyorum. “Kusmayı ne durdurur?” sorusunu bir gece ansızın bulduğum cevapla paylaşmak istiyorum.
O Geceyi Hatırlıyorum
Saat gece 2’yi gösteriyordu. Yalnızdım ve o kadar sıkıldım ki, sadece tek bir şey yapmayı düşünüyordum: Kusmak. Ruhumda bir şeyler vardı, sürekli biriken ve beni hasta eden bir şey. Kafamda dönüp duran binlerce düşünce… Hayal kırıklığı, kayıplar, korkular… Bir şeyler ters gidiyordu ve ben, içimdeki bu kötü hislerden kurtulmak istiyordum.
O gece, annemin yemek yaptığı mutfağın ışığı uzaktan bile görünüyordu. Birden, yıllardır hissetmediğim bir şey geldi aklıma. Annem o akşam mutfakta tek başına yemek yaparken, her bir hareketiyle sanki içimdeki boşluğu dolduruyordu. Evet, belki de kusmayı durduran şey sadece biraz zaman ve başkalarının varlığıydı.
Bir sabah, yıllar önce yaşadığımız bir olay aklıma geldi. O zamanlar genç bir çocukken, okula gittiğimde bazen başım dönüyor, mide bulantım artıyordu. O zaman bir şey fark ettim: bazen o mide bulantısı, başkalarının seni anladığı anlarda kayboluyordu. Anlatmak, kelimelere dökmek, derdini paylaşmak… O an hissettiğim şeyin bir kısmı gitti.
Kusmanın Gerçek Sebebi
Kusmak, bedenin aslında ruhunun taşıyamadığı yüklerden arınmaya çalıştığı bir yol gibiydi. Ama, ben bunun sadece fiziksel bir tepki olmadığını fark etmeye başladım. İçimdeki hisler, yıllardır birikmiş, boğazımda düğüm olmuş duygular… Her geçen gün daha fazla zorluyor, belki de bir çıkış yolu bulmaya çalışıyordum. Ama bazen, vücut ne kadar mücadele ederse etsin, ruhsal acı bedenin sınırlarını zorlayabiliyordu.
Bir süre sonra, annemin yemek hazırladığı mutfaktan gelen kokulara takıldım. O an, yemeklerin piştiği ve eve dönecek birinin var olduğu fikri biraz olsun içimdeki o karanlık boşluğu aydınlattı. Ama kusma hissi gitmedi. Başka bir şey olmalıydı. Belki de her şeyin sadece geçici olduğu gerçeğiyle yüzleşmek, korkularımızla baş başa kalabilmekti.
Ve birden… belki de kusmayı durduran şeyin tam olarak ne olduğunu fark ettim: birinin seni anlaması, senin yaşadığın o karanlık anı bile kabullenmesi ve seninle olması. O an, içimde bir şey değişti.
Bir Zamanlar Bir Umut
O anı hatırlıyorum: Bir sabah, güneş doğarken, biraz daha umutlu hissediyordum. Birçok şeyi kabul etmek zor olsa da, bazen gerçekleri görmek, insanın ruhunu biraz rahatlatıyordu. Kusmayı durduran şey, sadece insanın kendisini kabullenmesi değil, başkalarının da seninle olduğunu fark etmesiydi.
Kayseri’nin bu soğuk kış akşamında, kendimi biraz daha güçlü hissediyorum. Çünkü aslında, kusmayı durduran şey, tam olarak bu. Birini anlamak, birini dinlemek, birinin yanında olmak… Bazen tek bir telefon, tek bir mesaj bile insanı iyileştirebiliyor.
Bir gece, tek başıma yatarken, gözlerim kapanmadan önce, kendime şunu söyledim: Bazen sadece biraz zaman, biraz paylaşım ve biraz da umut, en kötü anları bile geride bırakmanı sağlıyor. Kusma hissi, bir şekilde yerini başka bir şeye bırakıyor. Belki de kusmayı durduran şey, bazen kendi içindeki boşluğu bir başkasıyla doldurabilmektir.
O Anın Gücü
İçimdeki bu hisleri yazmak, bana o kadar iyi geldi ki… İnsan bazen sadece duygularını ifade etmekle bile rahatlayabiliyor. O gece, bir arkadaşımın bana gönderdiği mesajı okurken, gözlerim doldu. “Her şeyin geçeceğini unutma,” diyordu. O an, belki de kusmayı durduran şeyin en önemli parçası, birinin sana gerçekten değer verdiğini hissetmendi.
Birkaç yıl sonra belki, bu yazıyı okurken o anları hatırlayacak ve belki de kendine şu soruyu soracaksın: Beni kusmaya zorlayan hisler neydi? Belki de bunlar sadece geçici, her şeyin zamanla düzelecek olduğunu düşündüren duygular.
Ama şunu bil ki, bazen insanın kusmayı durdurabilmesinin tek yolu, başka birinin seni anlaması ve sana biraz umut vermesidir. Ve belki de en çok ihtiyacın olan şey budur: Birinin yanında olacağına dair bir güven.